Koronavirüs tüm Dünya’yı değiştirdi.
Peki medyada neler değişti?
Koronavirüsten sonra hiçbir şey eskisi gibi olmadı, olmayacak. Çünkü hayatın akışında köklü değişiklikler oldu. Medya da kendini koronavirüse göre uyarladı. Medya türlerine göre analiz edelim.
TELEVİZYONLAR
Tüm televizyonlar neye uğradığını şaşırdı. Eve kapananlar televizyonun başından ayrılmaz oldu. Hem ne olup bittiğinden haberdar olmak hem de vakit geçirecek çok bir alternatif olmadığı için televizyon izlemeye ağırlık verdiler. Bu nedenle izlenme oranları patladı. Ancak gel gelelim bu talep patlaması karşısında televizyon kuruluşları çaresiz kaldı. Çünkü sunacakları dizi, film, belgesel, program, yarışma vb yapımların üretimi de koronavirüs nedeniyle durdu. Yani izleyicilere sunacakları yeni bölümler yoktu. Bu noktada arşive yöneldiler. Birçok eski yapım, zamanında beğenilmeyen dizi, eski yıllarda çekilmiş yarışmalar bir anda kıymete bindi. Kalitesi düşük filmleri bile ekrana sürmekten çekinmediler. Ancak izleyici, önüne ne konursa onu tüketen eski yılların izleyicisi değildi… Ortaya yeni birşeyler koyan, kaliteli ürünleri ekrana taşıyan televizyonlar bunun karşılığını anında alır oldu.

Haber kanallarına ayrı bir parantez açmak gerekiyor. Haber sahada yapılır. Ancak saha bu kez haber açısından çok bereketli değil. Üstelik muhabirler de koronavirüs tehlikesiyle karşı karşıya. Bu noktada, cesur davaranan, muhabirlerini sahaya sürebilen haber kanalları bir adım önde. Bu cesareti tartışma programlarındaki konuk kalitesini artırarak destekleyen kanalları reyting yarışında hep önde kalmayı başarıyor. Tabi bu reklam gelirlerine de yansıyor.
GAZETELER
Gazetelerin ana geçim kaynağı özel haberler. Özel haberlerin asıl kaynağı ise saha. Ancak bu kez sahada kimse yok. dolayısıyla gazeteler özel haberlerini arşiv taramasından ya da satır aralarındaki bilgileri genişleterek çıkarıyor. Ancak bu çaba gazetelerin öne çıkmasına yetmiyor. Üstelik sokağa çıkan sayısı az, çıkanlar da koronavirüs nedeniyle bir gazete alıp kendilerini tehlikeye atmak istemiyor. Yani gazete satışları dipte.

Gazetelerin işi zor. Bu noktada Türkiye’deki gazetelerin uzun süredir ertelediği dijitalleşme konusu akıllara geliyor. Bir çok gazete dijitalleşme konusuna ciddi kafa yoruyor. Ancak bu bir anda olacak şey değil. Hem iş gücü, hem para hem zaman gerektiriyor. Geldiğimiz noktada, bu konuyu öne alıp okuyucularına dijital olarak ulaşmayı başaran gazetelerin ayakta kalma ihtimali var. Diğer gazeteler için yolun sonu geldi. Koronavirüs, basın sektöründe basılı gazeteciliği sona erdirecek. Bunu gören gazeteler internet sitelerine çoktan dört elle sarılmış durumda.
DERGİLER
Gazeteler için ortaya çıkan durum dergiler için de aynen geçerli. Dijitalleşmeye geçiş yapabilen dergiler dışındakiler yok olacak.
YENİ MEDYA
Artık herkes bir yayıncı ve okuyucu. Ellerimizdeki telefonlar bunu yapmaya muktedir. Üstelik klasik basın organlarından çok daha fazla kişiye, çok daha hızlı bir şekilde ulaşabiliyor. Hem de etkileşim çift yönlü. Zaten yeni medya tüm iletişim yöntemlerini bir kara delik gibi yutmaya başlamıştı. Koronavirüsten sonra bu yutma işlemi çok daha hız kazanacak. İnternetteki ve mobil haldeki hem bireysel hem kurumsal yayıncılar medyanın yeni halinin kitabını çoktan yazdı bile.
